7 Mayıs 2009 Perşembe

Oynamak ve oynatmamak arasında Chelsea.

İlk Barcelona maçından beridir gündemde Chelsea'nin oyun tarzı. Ben de maç öncesi yazımda kıyısından bahsetmiştim mevzudan. Hepimizim malumu adamların genel geçerli oyun stili geçen hafta ve dün gece izlediğimiz oyundur. Kadro yapıları mı dersiniz yoksa taa Mourinho döneminden gelen oyun mantalitesi mi bilmem ama yaptıkları ve bence iyi de yaptıkları yegane iş bu.

Özellikle dün geceden beri ülke sınırlarındaki Barcelonaseverler çatık kaşlı, diş göstermeli surat ifadesi takınıyorlar Chelsea'ye. Sebep belli, Barça'ya top göstermemiş olmaları ve kendi tabirleriyle oyunu çirkinleştirmeleri. Zaten biz tebaa olarak "futbolu toplum için oynayan" takımlara hayranızdır. İngilizler'in bu filmde kötü adam olmalarının sebebi Messi'nin ışık hızını, Iniesta'nın çalımlarını, Eto'o'nun şutlarını, Xavi'nin ortalarını futbolsevere göstermemeleridir.

1982 Dünya Kupasında Tele Santana'nın tarihin en iyi Brezilya kadrosu denen o efsane takımını izlerken keyiflenen halkımızın üzerine kabus gibi çöken bir İtalya vardı. O Brezilya da toplumcu futbol oynayıp herkesi mest ederken top oynatmayan İtalyanlar'a çarpılmıştı. Şahit olmadım ama o dönemde İtalya forması gördüğünde terliğini televizyona fırlatan çok vatandaşımız varmış. 1982 Brezilya-İtalya modeli ile 2009 Chelsea-Barcelona şablonuna verilen reaksiyon aynı T.C sınırlarında.

Fakat Chelsea eleştirisi yapanlar biraz haksızlık ediyorlar sanki. Öncelikle şunu belirtiym ben bu Chelsea'yi günahım kadar sevmem ama oynadıkları oyun tarzında Dünya'nın en iyi takımı olduklarını da sonuna kadar savunurum.
Ne yapıyor Chelsea? Basit tabiriyle alan savunması, yani takımın her bireyinin şahıslara değil bölgelere has mücadelesi. Onların maçlarını izlerken en çok keyif alınacak zaman sanırım top rakibin ayağındaykendir. Ancak bu zarfda herkes topu takip ettiğinden Chelsea'nin saha dizilişine dikkat edilmez pek. Statta izleme şerefine nail olabilsek çok daha ciddi keyif alacağımız dağılımı 109 inch'in müsaade ettiği oranda takip ediyoruz ve kademeli şekilde orta sahadan geriye doğru enfes bir diziliş görüyoruz. Ekip üyeleri de bu işi nefes ve teknik yönünden çok iyi becerebilenler olunca Dünya'nın en iyi takımı pozisyon bulamıyor, hatta şut bile çekemiyor.

Hiddink sonrası takımın bu hüvviyetinden az da olsa sıyrıldığını gördük. Fakat bu tip olağandışı hücum gücüne sahip takımlara karşı elndeki bu altın kozu kullanmakta beis görmedi Hollandalı ki bence çok da haklı. Seyirciler güzel maç izlesin diyerekten, kapıyı açık tutmayacaktı heralde Barça'ya, Cumartesi gecesi olanları görmeyen kalmadı heralde!

Sonuç olarak Chelsea'nin oynadığı oyunu sevmesek de kızmayalım ve gereken saygıyı gösterelim, çünkü futbolu sonuç odaklı oynamak kurallar dahilinde olduğu sürece "legal"dir. Pep Guardiola'nın maçtan önce bahsettiği gibi bu bir tarz meselesi, "onlar fizikleriyle, biz tekniğimizle oynuyoruz". Bu sebeple biz de ayağa kalkıp futbol emekçilerini alkışlayalım, Şampiyonlar Ligi yarı finalimize turp sıkılmış olsalar bile...

2 yorum:

  1. Bu ne oLm? BarceLona hak etti mi aq maçı!
    5 tane penaLtı vermedi hakem nerdeyse..
    İngiLizLer finaL oynasın istemiyordum hiç ama hak etmemiş BarceLonanın da finaLde işi yok bence.. Yazık oLdu CheaLseye! AdamLar 90+3 te goLü yemeLerine rağmen son saniyeLerde yine penaLtı hakettiLer ama bizim hakemLerimizden kötü hakemLer ŞampiyonLar Liginde maç yönetiyorLar maaLesef..

    YanıtlaSil
  2. Bu yazıdan Barça haketti anlamını çıkarttın ya öpiyorum seni erkancım :)

    YanıtlaSil